sahte kendilik

sahte kendilik

sahte kendilik

onarımın gücü

onarımın gücü

onarımın gücü

kırılgan çocuk

kırılgan çocuk

kırılgan çocuk

Mükemmel Değil, "Yeterince İyi": Kusurun Gelişimsel Gücü

Mükemmel Değil, "Yeterince İyi": Kusurun Gelişimsel Gücü

Blog Image
Blog Image
Blog Image

Modern ebeveynlik paradigmasında, en küçük hatanın telafisi imkansız bir travmaya yol açacağı korkusu hakimdir. Oysa Winnicott’un sunduğu kuramsal zemin bize şunu söyler: Çocuğun sağlıklı gelişimi için ebeveynin “mükemmel” değil, “yeterince iyi” olması gerekir.


  • Optimal Hayal Kırıklığı: Ebeveynin çocuğun her ihtiyacını saniyesinde ve kusursuzca karşılaması, çocuğun dış dünyayla baş etme becerisi geliştirmesini engeller.

  • Küçük Başarısızlıkların İşlevi: Ebeveynin kaçınılmaz olarak yaptığı o küçük "hizmet ve dönüş" aksaklıkları, çocuğun kendi özerkliğini ilan etmesi için gereken o boşluğu yaratır.


Onarımın Büyüsü

Her ilişkide olduğu gibi ebeveyn ve çocuk arasında da bazen öfke, yanlış anlaşılma veya duygusal bir kopukluk yaşanabilir. Ebeveynlik yolculuğunda da asıl belirleyici olan, hatanın hiç yapılmaması değil; o hatanın ardından gelen "onarım" sürecidir. Eğer ebeveyn, bu kopuşun ardından geri gelip çocuğun duygusunu aynalar, yaşananları isimlendirir ve o bağı tekrar "dikerse", o an travmaya dönüşmez. Aksine, bu onarım süreci çocuğun sinir sistemine "ilişkiler bozulabilir ama güvenli ve tamir edilebilir" bilgisini kodlar. Onarım mekanizması devrede olduğunda, her hata aslında çocuğa dayanıklılık ve çatışma çözme becerisi kazandırmak için bir "antrenman" sahasına dönüşür.


Sadece "Orada" Olmanın Sessiz Gücü

Winnicott'un "Kapsayıcı Alan" kavramı, ebeveyni bir performans sergileyiciden ziyade, çocuğu ruhsal olarak bir arada tutan bir "kap" olarak tanımlar. Winnicott'un kapsayıcı alanı hatasız bir alan değil; hataların kapsanıp onarıldığı bir güven evidir.

  • Yalnız Kalmanın Ağırlığı: Travma, çocuğun yoğun duygu selinde yalnız bırakıldığı, anlaşılamadığı ve bağın kopuk kaldığı o "sessizlik" anında kök salar.

  • Varlığın Gücü: Çocuğun ihtiyacı olan şey ebeveynin her sorunu çözmesi değil, fırtına koptuğunda sarsılmadan orada durabilmesidir.

  • Spontanlık ve Gerçek Kendilik: Ebeveyn çok fazla "müdahaleci" veya "öğretici" olduğunda, çocuk ebeveyni memnun etmek için bir "Sahte Kendilik" geliştirebilir. Oysa ebeveynin sadece eşlik ettiği, çocuğun kendi halindeliğine izin verdiği anlar, "Gerçek Kendilik"in filizlendiği anlardır.


"Travma" Yaşatma Kaygısı

Ebeveynlerin yaşadığı 'travma yaşatma korkusu', aslında çocuklarına duydukları derin sevgiden beslenir. Ancak bu hassasiyet, 'yeterince iyi' olmanın getirdiği doğal akışı donduran bir 'fren' mekanizmasına dönüşüyorsa; bu durum, ebeveynin kendi içsel manzarasında keşfedilmeyi bekleyen derin ruhsal dinamiklerin sessiz birer habercisi olabilir.


  • Bilginin Pusulası ile Savunmanın Kalkanı Arasındaki İnce Çizgi

Doğru bilgiye erişme çabası, bir ebeveynin çocuğuna duyduğu derin sorumluluğun ve sevginin en somut tezahürüdür. Ancak bazen bilgi, yolu aydınlatan bir pusula olmaktan çıkıp, belirsizliğin yarattığı kaygıdan korunmak için kuşanılan bir zırha dönüşebilir. Kaygı o kadar ağırdır ki, ebeveyn bu duyguyla temas etmek yerine "kitabi doğruların" güvenli limanına sığınabilir. "Her şeyi bilirsem hatadan muaf olurum" illüzyonu, çocukla kurulacak o kendiliğinden (spontan) bağın önünde koruyucu bir perde haline gelebilir.

  • Kendi "Kırılgan Çocuk" Tarafının Yansıtması

Ebeveynlerin travma yaşatma korkusu, çoğu zaman kendi çocukluklarındaki çözülmemiş yaraların bir yansıması olabilir. Ebeveyn, kendi içindeki "yaralı çocuğu" gerçek çocuğuna yansıtıyor olabilir. Çocuğun yaşadığı en ufak bir hayal kırıklığını, sanki kendi çocukluğundaki büyük bir yıkımmış gibi deneyimleyebilir. Çocuğu her türlü zorluktan korumaya çalışırken, aslında çocuğun hayata karşı daha endişeli kalmasına yol açabilir.


  • "Benim yaşadıklarımı o yaşamayacak"

Ebeveyn, o "kusursuz bakımı" çocuğuna vererek aslında kendi geçmişini tamir etmeye çalışıyor olabilir. "Benim yaşadıklarımı o yaşamayacak" yemini, ebeveyni kusursuz olmaya zorlar. Hata yapıldığında duyulan o yoğun suçluluk, ebeveynin "Yeterince İyi" olma kapasitesini zedeler. Oysa ergenler ve çocuklar, ebeveynlerinin "eğilip bükülmez" ve "dayanıklı" olduğunu görmek için onları sınamaya ihtiyaç duyarlar.


  • Sahte Kendilik ile Ebeveynlik Yapmak

Winnicott’un "Sahte Kendilik" kavramı ebeveyn için de geçerlidir. Ebeveyn, "doğru ebeveyn nasıl olmalı?" sorusunun peşinde, kendi özgün duygularından kopuk bir rol sergilemeye başlayabilir. İçten gelen bir tepki vermek yerine, "şu an hangi tekniği uygulamalıyım?" diye düşünmek, ebeveyni çocukla olan "burada ve şimdi" ilişkisinden koparır. Çocuk, ebeveynin bilgisini değil, onun "sahiciliğini" ve "çıkagelmesini" arar. Ebeveynin duygusal olarak kendini kapatması (sigortaları kapatması), çocuk için bir terk edilme hissi yaratabilir.


Sonuç

Çocuklar için emek vermek, onlar için en iyisini düşlemek ve hakikatin peşinden gitmek; şüphesiz ki sevginin en zarif dokusudur. Bir ebeveynin, evladının dünyasını güzelleştirmek için gösterdiği bu derin gayret, ona bırakılabilecek en kıymetli mirastır.



Kaynakça:

Phillips, A. (2012). Winnicott. (Çev. S. Gürses). Metis Yayınları.

Winnicott, D. W. (2013). Oyun ve Gerçeklik. (Çev. T. Birkan). Metis Yayınları. 

Winnicott, D. W. (2016). Bebekler ve Anneleri. (Çev. N. Ö. Türkmen). Metis Yayınları.

Blog

Blog

Blog

Diğer Yazılar