Gizli travma (veya gelişimsel travma), çocuğun başına gelen "kötü" olaylardan ziyade, ruhsal büyüme için elzem olan "iyi" deneyimlerin kronik yoksunluğudur. Bu, bir fırtına değil belki ama, güneşin hiç doğmadığı kurak bir iklim gibidir.
Görünmezliğin Mimarisi: Temel Bileşenler
Duygusal İhmal: Çocuğun duygularının boşlukta yankılanmasıdır. Çocuğun duygusal varlığı ebeveyn tarafından "görülmez". Çocuk ağladığında, korktuğunda, öfkelendiğinde; ebeveyn bu duyguyu fark etmez. Benzer şekilde ebeveynin "bir şeyin yok" diyerek duyguyu geçersiz kılması, çocuğun kendi iç dünyasına yabancılaşmasına yol açar.
Ebeveynleştirme (Rol Değişimi): Çocuğun, ebeveyninin dert ortağı veya küçük yardımcısı olarak "çocuk olma hakkının" elinden alınmasıdır. Bu çocuklar, ağır bir yetişkin pelerini giymiş küçük ruhlardır. Duygusal Ebeveynleştirme ile çocuk, annesinin/babasının "sırdaşı", "dert ortağı", "terapisti" olur. Ebeveynin kaygılarını, evlilik sorunlarını dinler ve onu teselli etme görevini üstlenir. Araçsal Ebeveynleştirme ise çocuğun, yaşının çok ötesinde ev işleri, kardeş bakımı gibi sorumluluklar almasıdır.
Koşullu Sevgi ve Sahte Benlik: Winnicott’ın deyişiyle, çocuk sadece "başardığı" veya "uslu durduğu" sürece onaylanırsa, özgün duygularını bastırıp bir "Sahte Benlik" inşa eder. "Gerçek Benlik" (duyguları, ihtiyaçları, hataları olan benlik) ise utanç verici bulunur ve bastırılır. Kişi artık olmak için değil, performans sergilemek için yaşar.
Sürekli Geçersiz Kılma ise çocuğun gerçeklik algısı sistematik olarak reddedilmesidir. Çocuk "Ama bu adil değil!" diyerek bir haksızlığı dile getirdiğinde "Nankörlük etme," "Senin iyiliğin için," "Sen yanlış hatırlıyorsun" gibi cevaplar alır. Çocuğun benliği, sezgileri ve algıları sürekli olarak "hatalı" olarak etiketlenir.
Yetişkinlikteki Yankı: Tanımlanamayan Boşluk
Bu yoksunlukla büyüyen kişiler, terapiye genellikle somut bir olayla değil; "içimdeki geçmeyen boşluk," "ilişkilerde kaybolma", “kusurluluk” veya "kendine yabancılık" hissiyle gelirler. Bu durum bir kusur değil, geçmişteki terk edilmişliğe karşı geliştirilmiş bir yoksunluğa karşı hayatta kalma mekanizmasıdır.
Şifanın Zanaatı: Hiç Olmamış Olanın Yasını Tutmak
Gizli travmayla çalışmak, yıkılan bir binanın enkazını kaldırmak gibi değildir; daha çok hiç inşa edilmemiş bir temel üzerinde çalışmaya benzer.
Yas Tutma: Şifa süreci, yaşanmış bir kötülüğün değil, derin ve acı verici de olsa "hiç yaşanamamış o "güvenli çocukluğun" yasını tutmakla başlar. Kişi İhtiyaç duyduğunda sarmalanamamasının yasını tutar. Duygular artık gizlenmek zorunda değildir.
Öfkeyi Geri Kazanmak: Eskinin "uslu çocuğu" için öfke yasaklı bir duygudur. Öfke "sınırlarım ihlal ediliyor" diyen bir pusula olarak ele alınır.
İçsel Ebeveynlik Yetişkin benliğin, içindeki o ürkek çocuğu şefkatle kapsayıp ona "buradayım ve seni duyuyorum" demeyi öğrenmesidir.
Sonuç olarak; gizli travmadan iyileşmek, başkalarının ihtiyaçları arasında kaybolan o özgün rengi yeniden bulma cesaretidir. Kişi görülmeyi ve duyulmayı hak ettiğine inandığında, ruhunun söküklerini kendi şefkat ipliğiyle dikmeye başlar.

Kaynakça:
Levine, P. A. (2021). Kaplanı Uyandırmak: Travmayı İyileştirmek. (E. Sayın, Çev.). Butik Yayınları.
Maté, G. (2022). Vücudunuz Hayır Diyorsa: Duygusal Stresin Bedeli. (S. Atay, Çev.). İletişim Yayınları.
Miller, A. (2021). Yetenekli Çocuğun Dramı. (B. S. Ayar, Çev.). Profil Kitap.
Van der Kolk, B. (2023). Beden Kayıt Tutar: Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden. (N. G. Özkan, Çev.). Nobel Yaşam.




