Duygu durum, kaygı ve travma ile ilişkili problemler, ruhsal yapının esnekliğini ve dayanıklılığını sınayan "zorlayıcı duygusal yaşantılar"dır. Bu üç kategori, birbirlerinden farklı kökenlere sahip olsalar da, bireyin iç dünyasını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Her birey, hayatın bazı sarsıntılarını kendine özgü bir tınıyla karşılar.
Travmatik Yaşantılar
Travma, bireyin ruhsal ve fiziksel bütünlüğüne yönelik tehdit oluşturan, mevcut baş etme mekanizmalarını etkisiz kılan ve ruhsal aygıtta kalıcı hasara yol açan sarsıcı olaylara verilen yanıttır. Travma, sadece olayın kendisi değil, o olayın bireyin iç dünyasında yarattığı "nörobiyolojik ve psikolojik kilitlenme" halidir. Kişinin kendilik inşasını temelinden sarsan, o güne kadar tutarlı olan güvenli alan algısını dağıtan kontrolsüz bir darbe etkisi yaratabilir.
Kaygı ve Endişe
Kaygı bireyin içsel veya dışsal bir tehdit algısına karşı verdiği geleceğe yönelik, karmaşık bir duygusal ve fizyolojik tepki bütünüdür. Geleceğin belirsizliğine karşı duyulan huzursuzluk, gergin bir telin hiç durmadan yorucu bir frekansta titremesi gibidir. Belirsizliği tolere edememe, kişiyi sürekli bir tetikte olma halinde tutar.
Depresif Duygulanım
Depresif duygulanım, bireyin duygusal dışavurumunda gözlemlenen keder, suçluluk, umutsuzluk ve çökkün hissetme durumudur. Hayatın canlı renklerinin çekilmiş, müziğin sesinin kısılmış ve kişinin kendisini gri bir sisin ardında kalmış gibi hissetme halidir.




