Uygulama Alanları

Uygulama Alanları

Uygulama Alanları

Kişilik Yapılanması ve İçsel Dinamikler

Kişilik Yapılanması ve İçsel Dinamikler

Kişilik yapısını ve katmanlarını anlamlandırmak; kişinin kendisiyle, çevresiyle ve yaşamla kurduğu ilişkiyi daha işlevsel hale getirmek üzerine çalışılır.

Kişilik yapısını ve katmanlarını anlamlandırmak; kişinin kendisiyle, çevresiyle ve yaşamla kurduğu ilişkiyi daha işlevsel hale getirmek üzerine çalışılır.

Service Image
Service Image
Service Image

Kişilik, bireyin iç ve dış dünyayla kurduğu etkileşimi belirleyen; kendine özgü, görece kalıcı ve tutarlı olan duygu, düşünce ve davranış örüntülerinin dinamik bir bütünüdür. Kalıtımsal ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle oluşur. Kişilik, bireyi diğerlerinden ayıran özgün bir "psikolojik imza" niteliği taşır. Her kişiliğin kendine has bir “örgütlenme” biçimi vardır. Bireyin dünyayı, kendini ve başkalarını nasıl deneyimlediği kişilik örgütlenmesiyle ilişkilidir. 

Kişilik örüntüleri; bireyin kendisine veya çevresine belirgin bir sıkıntı verdiği, esneklikten yoksun olduğu ve işlevselliği bozduğu durumlarda "kişilik bozukluğu" olarak tanımlanır. Bu durum, kişilik özelliklerinin uyum bozucu bir katılık kazanması halidir. 3 kümede ele alınır: 1. kümedeki bireyler genellikle sosyal olarak geri çekilmiş ve şüpheci bir yapı sergilerler. 2. küme, Duygulanımda aşırılık, dürtü kontrol sorunları ve kişilerarası ilişkilerde dengesizlik ile karakterizedir. 3. küme ise temelinde yoğun bir yetersizlik hissi ve kaygı barındırır. Bu kümeler sadece birer sınıflandırma aracıdır; bir kişide birden fazla kümeden özellikler de görülebilir.

Kişiliği, her katmanı farklı bir işlevi temsil eden yapısal bir sisteme, yani bir eve benzetebiliriz. Evin üzerine inşa edildiği toprağın yapısı ve temel betonu doğuştan gelen mizaç özelliklerini temsil eder. Evin mimari projesi ise erken dönem yaşantıları ile şekillenir. 

Dış Cephe

İlk görülen genellikle “dış cephedir.” Dış cephe (kimlik) evin genel mimarisi hakkında fikir verebilir, evin içindeki gerçek yaşamı hissettirebilir. Ne var ki, kişilik sadece insanların önünden geçtiği o gösterişli veya sade "dış cephe" değildir; o kapıdan içeri girdiğinizde sizi karşılayan koca bir dünyadır.

Kolonları Güçlendirmek

O duvarların ardındaki odalar, koridorlar, kolonlar ve eşyalar kişiliğin çekirdek katmanıdır. Dış cephenin boyasını değiştirmek nispeten daha kolaydır. Ancak bir fırtına çıktığında evi ayakta tutacak olan kolonları içeriden sağlamlaştırmak (benliği güçlendirmek) emek gerektiren bir süreçtir. Bazı kolonlardaki eksik malzeme kullanılmışsa bugünün yetişkin kaynaklarıyla doldurulması hedeflenir. 

Gizli Kalmış Odalar

Bazı evlerin "hiç girilmemiş odaları" olabilir. Zorlayıcı olsa da bu odalara bakmak (bastırılan duygulara temas etmek) aslına bu odaları evin işlevsel yapısında dahil etmektir. Kişinin kendi evinin her köşesini tanıması ve hiçbir odadan çekinmeden dolaşabilmesi özgürleştiricidir. Çünkü o kilitli kapıların arkasında yalnızca tozlu anılar ya da korkular beklemez. Aslında orada, kişinin kendine dair en büyük potansiyelleri gizlidir. 

Emanet Mobilyalardan Özgün Dekorasyona

Kimi evlerde başkalarından miras kalan mobilyalar olabilir. Bu mobilyalar; anne-babanın sesleri, toplumun dayattığı kalıplarıdır. İşe yarayan, işlevsel olanları tutup; kişiye ait olmayan sadece yer kaplayan eşyalar yerine özgün mobilyalar dahil edilir. Bu sayede kişi kendi evinizde hareket edecek alan bulmaya başlar.

Duvarların Rengini "Öz İhtiyaçlara" Göre Belirlemek

Belki de yaşamın karmaşasıyla duvarların rengi aşınmış ya da başkası tarafından boyanmış olabilir. Bu renk şu anki ihtiyacı karşılamıyor olabilir. Dekorasyon aşamasında kişi, "Ben gerçekten neyi seviyorum? Benim ihtiyacım olan, beni tam olarak yansıtan ne?" sorularını sormaya başlar.

Işığı ve Havayı Yönetmek: "Pencerelerin Ayarı"

Işığın girmesi için pencereleri açmak evin havasını değiştirir; ancak bu pencerelere nasıl "perdeler" takılacağı da önemlidir. "Sağlıklı sınırlar" kurmak, evin pencerelerini hem manzarayı görecek kadar açık hem de mahremiyeti koruyacak kadar korunaklı hale getirmektir.


Sonuç: “Evim evim güzel evim” diyebilmek


En nihayetinde evi bir gün "saray", diğer gün "zindan" gibi görmeden tüm parçaları aynı evin içinde kabul edebilmeyi sağlayabilmek önemlidir. Dış cephe ile evin içinin birbiriyle uyumlu ve kişinin kendini yansıtan bir yapı oluşturabilmesi özgürleştirir. O evin içinde sadece bir misafir gibi değil; evin gerçek sahibi olarak huzurla yaşamak temel hedeftir.